29 Mayıs 2008 Perşembe

Yayla Çorbası


Bazen bloğa yazı yazmak için elimde bir sürü yapılmış tarif olmasına rağmen hepsini aynı gün yayınlamamak adına bazılarını bir sonraki güne bırakıyordum.O zaman da yazacak başka birşey çıkıyor ya da ne yazacağımı unutuyordum.Keşke sonraki günler için önceden yazabilsem diye düşünürken sevgili Lama ' nın yazısında bunu yapabildiğimizi öğrendim.


Bunu bilen arkadaşlarım yeni keşfime güleceklerdir belki ama benim için süper birşey oldu bunu keşfetmek.Bu tarifi bakalım olacak mı diye bir gün önceden yazarak denemek için yayınlıyorum.


MALZEMELER

  • 6 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yumurta
  • 3 yemek kaşığı un
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ
  • 4 su bardağı su
  • nane
  • pulbiber
  • tuz

YAPILIŞI

  1. Tencerede 6 yemek kaşığı yoğurdu,1 yumurtayı,3 yemek kaşığı unu iyice karıştırın.
  2. Suyu yavaş yavaş ekleyerek açın.
  3. Tencerenizi ocağa alıp karıştırarak pişirin.
  4. Kaynayınca tuzunu ekleyin.
  5. Bir cezvede sıvı yağı ve naneyi biraz kavurun.
  6. Çorbanın altını kapatın.Nane ve yağ karışınımı ekleyerek karıştırın.Pul biberi de ekleyerek servis yapın. ( Aslında kuru nane kullanılıyor ama ben balkonumda yetiştirdiğim nanelere imrendiğimden kuru nane ile birlikte yaş nane de kullandım.Bu çorbayı pirinçsiz sevdiğimden de pirinç koymadım fakat arzu edenler pirinç koyabilirler. )

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Cevizli Ekmek



Son zamanlarda neredeyse bütün gün internetin başındayım.Mutfağa girmeye fırsatım kalmıyo diyebilirim.


Dün yine internette gezinirken 40 Fırın Ekmek Kitabı ' na rastladım.Oradaki ekmek tariflerini görünce iştahım kabardı.Hemen kalkayım da ekmek mayalayayım diye düşündüm.Saate bakıp beş olduğunu görünce eşimin gelme saatinin yaklaştığını bu saatten sonra yetişmeyeceğini düşündüm.Fakat yine de içimdeki ekmek yapma isteğine engel olamadım kalktım mutfağın yolunu tuttum.


Orjinal tarifi kendime göre biraz değiştirdim ama ortaya harika bir ekmek çıktı.Eşim de arayıp geç geleceğini söyleyince ekmeğim rahat rahat yetişti.



MALZEMELER
  • 1 su bardağı beyaz un

  • 2 su bardağı tam buğday unu

  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı

  • 1 yemek kaşığı maya

  • 2 çay kaşığı tuz

  • 2 su bardağı ılık su

  • 1 avuç dövülmüş ceviz

  • 1 çay kaşığı toz şeker

YAPILIŞI

1 . Bir yemek kaşığı mayayı 1 çay bardağı ılık su ile açın.İçerisine 1 çay kaşığı toz şeker ekleyin.


2 . 1 su bardağı beyaz unu,1su bardağı tam buğday ununu,mayayı,2 çay kaşığı tuzu,2 yemek kaşığı zeytinyağını,1 avuç dövülmüş cevizi bir kaba koyup,2 su bardağı ılık suyu yavaş yavaş ekleyerek yoğurun.




3 . Çıvık bir kıvam elde edeceksiniz,bu şekilde tüm malzemeleri iyice karıştırdıktan sonra kalan 1 su bardağı tam buğday ununu yavaş yavaş ekleyerek yumuşak bir hamur kıvamına ulaşana kadar yoğurun.





4 . Yoğurduğunuz hamurun üzerini kapatarak 1 saat oda sıcaklığında dinlendirin. ( Benim hamur mayalamak için aldığım kapaklı büyük bir plastik kabım var.Mayalı hamurlarımı bunun içinde dinlendiriyorum. )



5 . Dinlendirdiğiniz hamuru tezgahta yuvarlatarak,altını iyice unladığınız pişirme kabına koyun ve kabarması için 1 saat daha oda sıcaklığında bekletin.






6 . 1 saat sonra hamurun üzerine biraz un serpin.Bıçakla üzerine kesikler atın.



7 . Önceden ısıttığınız 220 dereceli fırında 30-40 dk. kadar pişirin.Sıcak sıcak servis yapın.



Perdelerime Kelebek Kondu




Geçen hafta İzmit'te gezerken kelebek şeklindeki perde süslerini görünce dayanamadım aldım.Hevesle aldığım bu kelebekleri perdelerimde görmek için sabırsızlanıyordum açıkcası.


Böyle küçücük şeylerin insana büyük mutluluklar vermesi ne kadar güzel öyle değil mi.Bazen aldığım bir buzdolabı süsü,ufak bir biblo belki bir mum bile beni mutlu etmeye,yüzümü güldürmeye yeter.Perdeme konan,salonuma neşe katan bu minik kelebekler de o gün beni mutlu etmeye yetti.




Teyzemin televizyonunun önünde duran bu minik sevimli kediler de eminim onun mutluluk kaynağıdır.Teyzem tam bir hayvansever,bundan birkaç sene önce sokağa terkedilmiş olarak bulduğu bir van kedisini evine aldı.Bir süre sonra kedinin yavruları oldu.Yavrular o kadar sevimliydiler ki ben kedi fobim olmasına rağmen onları kucağıma alıp sevmiştim.Evin içinde 4-5 yavru bir o yana bir bu yana koşturup oyunlar oynuyorlardı.Perdeye asılıp sallanmak en büyük zevklerindendi.

Yavrular kısa zamanda büyüdü.Teyzem onları dışarı saldı ama yemeklerini yemeye yine eve geliyorlardı.Bir tanesinin çenesi bir kapana kısıldı dışarıdayken.Teyzem onu tedavi ettirdi.Zavallı yavruya elleriyle baktı.Diğer yavrular hastalığa yakalanıp öldüler fakat yaralı olan kurtuldu.

Şimdi hala ona teyzem bakıyor.Geceleri ayak ucunda uyuyormuş.



Bu bibloları evlenmeden önce düğün hazırlıkları sırasında almıştım.Birbirlerine çok benzeyen bu mutlu çift gibi bir ömür boyu uyumlu,mutlu bir hayat sürerek ,birlikte yaşlanmayı umut ederek evime koymayı düşündüm bu bibloları.
Dün televizyonda bir programda yurtdışında yangında evini kaybeden bir aileden sözediyordu.Şimdiye kadar böyle bir olay başımıza gelmediği için nasıl bir şey olduğunu bilmediğimizi ve o ailenin durumunu görünce bunun ne büyük ,üzücü bir felaket olduğunu düşündüm.
Yangında ailenin hiçbir ferdine zarar gelmemiş fakat bütün hatıralarını geçmişlerini kaybetmişler.Evimizde değer verdiğimiz ve kaybetmekten büyük üzüntü duyacağımız,bizde birçok hatırası bulunan o kadar çok şey var ki.Evet belki ufak tefek şeyler ama kaybetmenin insanı mutsuz edeceğine eminim.
Hiç kimsenin başına böyle felaketlerin gelmemesi dileğiyle.

27 Mayıs 2008 Salı

Zeytinyağlı Taze Fasülye


Taze fasülye pişirdiğimde hep annemin pişirdiği taze fasülyenin lezzetine ulaşmaya çalışırım.Bazen aynı tadı tutturduğum oluyor ama genelde herşeyi aynı yapmama rağmen birşey eksik gibi geliyor.
Annem yemeklerinin lezzetli olmasının sırrının sevgisini katmak olduğunu söyler hep.Benim fasülyemin tek eksik yanı annemin sevgisi sanıyorum.
Bu tarifi Lama Mutfakta Annemin Yemekleri etkinliği için gönderiyorum.
MALZEMELER
  • Yarım kilo taze fasülye
  • 4 adet domates
  • 2 adet kuru soğan
  • 1 çay bardağı zeytinyağı veya ayçiçek yağı
  • 1 çay kaşığı şeker
  • tuz

YAPILIŞI

  1. Fasülyeleri yıkayıp,doğrayın.
  2. 2 adet kuru soğanı yemeklik doğrayıp tencereye koyun.
  3. Küp şeklinde doğradığınız domatesleri soğanların üzerine ekleyin.
  4. En üste hazırlamış olduğunuz taze fasülyeleri ekledikten sonra,tuzunu,şekerini ve yağını dökün.
  5. Düdüklü tencerede hiç su koymadan kendi suyuyla 15 dk. pişirin.
  6. Soğuduktan sonra servis yapın.

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği 24


İnternette gezinirken tesadüfen P.D.Ç.S.E.-24etkinliğinden haberdar olunca ,daha önce yayınladığım fakat inanılmaz lezzetli ağızda dağılan Çatlak Kurabiye tarifini Keyifli Mutfağım için göndermek istedim.



MALZEMELER
  • 250 gr. margarin
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 4,5 su bardağı un
  • 2-3 tatlı kaşığı haşhaş


YAPILIŞI

  1. Bir kapta margarini eritin.Biraz soğumasını bekleyin.Yarım çay bardağı sıvı yağ ile karıştırın.
  2. 4,5 su bardağı unu,1 su bardağı pudra şekerini,2-3 tatlı kaşığı haşhaşı ve margarin-sıvı yağ karışımını bir kaba koyup ,tüm malzemeler iyice birbirine geçene kadar yoğurun.(Hamuru bir bütün haline getirmekte zorlanırsanız elinize biraz sıvı yağ dökerek yoğurabilirsiniz.)
  3. Ceviz büyüklüğünde parçalar koparın.Kopardığınız parçaları avucunuzun içinde yuvarlatın,ortasına parmağınızla bastırarar ufak bir çukur oluşturun.
  4. Hazırladığınız kurabiyeleri yağlanmış tepsiye dizin.
  5. Önceden ısıtılmış ( kurabiyelerinizi şekillendirmeye başlamadan önce fırını ısıtmaya başlayabilirsiniz ) 130 dereceli fırında yaklaşık 40-45 dk. kurabiyeler kızarmadan beyaz kalacak şekilde pişirin.
  6. Fırını kapattıktan sonra kurabiyeleri 5-10 dk. sıcak fırında dinlendirin.
  7. Fırından çıkardığınız kurabiyeleri soğumaya bırakın.
  8. Soğuyunca çukur olan kısımlara istediğiniz bir marmelatı doldururarak servis yapın.

25 Mayıs 2008 Pazar

Kaşarlı Krep



Tüm ailenin bir araya geldiği pazar kahvaltıları herkesin hayatında özel bir yere sahiptir sanıyorum.Bu kahvaltıları daha özel hale getirmek için elimizden geleni yaparız.Kaşarlı Krep de pazar sabahları deneyebileceğiniz hoş bir fikir olabilir.


MALZEMELER
( 2 krep malzemesi )
  • 1 yumurta
  • yarım su bardağı süt veya 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 su bardağı un
  • dilimlenmiş kaşar peyniri
  • tuz

YAPILIŞI

  1. Yumurta ve sütü bir kapta köpürene kadar çırpın.
  2. Unu,kabartma tozunu ve tuzu ekleyin.Çok akıcı olmayan yoğun bir kıvam elde edeceksiniz.
  3. Bir tavaya sıvı yağı koyun.Kaşık yardımı ile hazırladığınız krep karşımından bir kepçe dökün ve kaşıkla yayın.
  4. Bir yüzü pişince çevirin.
  5. Pişmiş olan yüzün yarısına dilimlenmiş kaşar peynirlerini dizin.Alt tarafı da pişince ikiye katlayarak servis tabağına alın.

Not: Kişi sayısına göre malzemenizi çoğaltarak tarifi daha çok kişiye uygulayabilirsiniz.

24 Mayıs 2008 Cumartesi

Çilekli Turta


İçerisinde çilek olan herşey her zaman hoşuma gitmiştir.Aramıza kısa bir zaman önce katılan Pınar teyzesi ve Serkan amcasının elini öpmeye gelen Hasan Efe için her zaman yaptığım elmalısının yerine çileklisini denemeye karar verdim.
Hasan Efe giderken de yumurta gibi olsun diye yanlarına yumurta vermeyi ihmal etmedim.( Eski geleneklerimize göre kırk uçurmaya gelen bebeklere yumurta gibi sağlıklı olsunlar diye yumurta verilirmiş.)
MALZEMELER
Hamuru için;
  • 2,5 su bardağı un
  • 150 gr. margarin ( oda sıcaklığında)
  • Yarım su bardağı toz şeker
  • 2 yumurta ( Sarısı )
  • pudra şekeri

İç Malzemesi;

  • Yarım kilo çilek
  • 1 su bardağı toz şeker
  • ceviz veya fındık ( isteğe göre)

YAPILIŞI

  1. Çilekleri küp küp doğrayın.Bir tencerede şeker ile birlikte 5-10 dk kadar kaynatın.İsterseniz çekilmiş ceviz veya fındık ekleyin.
  2. 2,5 su bardağı unu , 150 gr. oda sıcaklığında margarini ,yarım su bardağı toz şekeri,kabartma tozunu ve 2 yumurtanın sarısını bir kapa koyup yumuşak bir hamur elde edinceye kadar yoğurun.
  3. Elde ettiğiniz hamuru iki parçaya ayırın.Bir parça diğerinden biraz daha fazla olabilir.
  4. Bir borcamı yağlayın.Fazla tuttuğunuz hamuru alt kısıma elinizle açarak yayın.
  5. Üzerine soğumuş olan iç malzemenizi serin.
  6. Kalan hamurunuzla silindir biçiminde çubuklar yaparak kafes şeklinde üzerine yerleştirin.
  7. 180 dereceli fırında 40-45 dk. kadar pişirin.
  8. Soğuduktan sonra pudra şekeri serperek servis yapabilirsiniz.

22 Mayıs 2008 Perşembe

Soya Filizli Ton Balıklı Makarna




Diyet yapmaya başladığımdan beri öğle öğünlerinde zaman zaman kendime tek kişilik makarnalar yapıyorum.İçerisine dilediğim malzemeyi koyarak genelde yalnız yediğim öğle yemeğimi zevkli hale getirmeye çalşıyorum.
Bu kez makarnamı ton balığı ve soya filizi ile yaptım.Soya filizi besin değeri açısından oldukça faydalı bir yiyecek,içerisinde bol miktarda protein,demir,kalsiyum,fosfor, magnezyum gibi mineraller ile A,B,C vitaminleri ve folik asit var.Soya filizini büyük marketlerde bulmanız mümkün.
MALZEMELER
( Tek Kişilik)
  • 1 küçük kase makarna
  • 2 su bardağı su
  • 1 avuç soya filizi
  • Küçük bir kutu ton balığı
  • maydanoz
  • tuz

YAPILIŞI

  1. 2 su bardağı suyu tencereye koyun.Kaynayınca tuz ve biraz sıvı yağ ekleyin.
  2. Makarnalarınızı kaynayan suyun içine atın.Kapağı açık olarak aralıklarla karıştırarak yaklaşık 15 dk. kadar pişirin.
  3. Makarnalar suyunu çekmeye yakın soya filizlerini ekleyin.Suyunu çekince ocağın altını kapatın.
  4. Makarnanızı servis edeceğiniz tabağa alın.Üzerine ton balıklarını ve kıyılmış maydanozu serpin.

20 Mayıs 2008 Salı

Yuvacık Barajı'nda Nereleri Gezdik!

- Göl Kenarından Giden Yol -


-Oturduğumuz Yerden Göl Manzarası -



- Masamızın altından ayrılmayan kedicik -



- Tarzan Sarmaşıkları (Eniştemin yorumuyla) -



- Fındık Dalından Göl Manzarası -


- Dere Köprüsü -



- Dere Kenarı -




-Şelale -




- Sevimli Tavşan -


Yuvacık Barajı'nda Neler Yedik!

Yuvacık Barajı'nda Gölbaşı diye bir mekana gittik.Her biri bir aileye ait olabilecek ayrı
ayrı ahşap baraka tarzı yapılardan oluşuyor.Bulunduğunuz yerde orman sizi kuş cıvıltılarıyla birlikte çevrelerken Baraj Gölü de ayaklarınızın altına seriliyor.


Mekanda Güveçte Köfte'yi harika yapıyorlar.Ortaya da Güveçte Mantar,Terayağlı,Mıhlama ve Çoban Salata söylediniz mi deymeyin keyfinize.





Yemeklerin yanında tazecik köy ekmeği ve toprak testilerde buz gibi su ikram ediyorlar.Manzaranın güzelliği ile yemeklerin lezzeti başınızı döndürmeye yetiyor.






Yemekten sonra hazırlanan semaverde çay keyfi de tuzu biberi oluyor.





Yuvacık Barajı haftasonu tatilinde özellikle şehrin stresini ve yorgunluğunu atmak için gidilebilecek nadide mekanlardan.

Yuvacık Barajı

Hafta sonu tatilinde soluğu yine dayanamayıp annemlerde aldık.İşin içine 19 Mayıs tatili de eklenince zaten bizi evde kimse tutamazdı.

Pazar günü bütün aile Derya ve benim organizasyonumuzla Yuvacık Barajı'na gittik.

İnanılmaz güzel bir yer,yeşil ile kaplanmış dağların arasından baraj gölü yol boyunca süzülüyor.İçerilere doğru gittiğinizde etrafı ağaçlarla sarılmış şırıl şırıl akan bir derenin serinliği vuruyor yüzünüze.
Daha da yukarılara çıkmak isterseniz manzara sizi esir alabilir.



Not: Yuvacık Barajı'na Nasıl Gidilir?
İstanbul tarafından gelirseniz,otobandan İzmit ( Batı) Çıkışından çıkıp Gölcük yol ayrımına kadar düz devam edin.Gölcük ayrımında girin,Yuvacık tabelasından sola dönün.Yolu dümdüz takip ettiğinizde Yuvacık Barajı tabelesını göreceksiniz.Tabelayı takip ettiğinizde kendinizi eşsiz manzaranın içinde bulacaksınız.

17 Mayıs 2008 Cumartesi

Mücver



Özellikle kabak dolması yaptığım zamanlarda,kabakların içlerini değerlendirmek için kabak mücveri yaparım.Ama eşim çok sevdiği için kimi zaman dolma yapmasam da mücver soframızda yer bulur.


Yapılışı oldukça kolay olan bu ara sıcağı yoğurtla birlikte servis yapabilirsiniz.
MALZEMELER
  • 2 adet kabak
  • 1 yumurta
  • maydanoz
  • dereotu
  • taze soğan
  • nane
  • 4-5 yemek kaşığı un
  • tuz

YAPILIŞI

  1. 2 adet kabağı rendeleyin.
  2. Bir kabın içine rendelediğiniz kabakları,yeşillikleri,yumurtayı,unu ,tuzu ekleyip karıştırın.
  3. Biraz akıcı bir kıvamı olacaktır.
  4. Tavaya biraz yağ koyun.Kaşıkla aldığınız harcı tavaya koyarak iki tarafını kızartın.

12 Mayıs 2008 Pazartesi

Bahçıvanlık Yaptık

Annemle daha önce çiçek tohumu alıp ekmiştik. Aslında aldığımız çiçek tohumlarından yetiştirdiğimiz fidelerin bir kısmını annemlerin bahçesine,bir kısmını da benim balkondaki saksılarıma dikecektik.Fakat annemle binbir hevesle resimlerine bakıp aldandığımız fidelerin boylarının bir metre civarında olduğunu öğrenince benim balkondaki saksılara ekme hayalim suya düştü.
Yine de bahçeye ekmek üzere büyükçe bir sepete aldığımız dört farklı çiçek tohumunu sepeti bölmelere ayırarak ektik ve her bir bölmeye hangi çiçeğe ait olduğunu anlamak için o çiçeğin etiketini koyduk.


Küçük bahçıvanlar Sude ve Yiğit


Anneme gidip geldikçe en büyük merakım fidelere bakmak ne kadar büyüdüklerini kontrol etmek oluyordu.Pazar günü çiçeklerden birinin fidesi yeterince büyüdüğü için seyreltmemiz gerekiyordu.Kahvaltıdan sonra annemle fideleri bahçede uygun yerlere ektik.

Çiçek tohumlarının üzerinde Temmuz ayında çiçek açacağını ve daha çok zaman olduğunu bilmemize rağmen sabırsızlıkla çiçeklerin çıkacağı günü bekliyoruz.

Anneler Günü

Pazar günü anneler günüydü.Biz anneler günü kutlamalarına biraz erken başladık,cumartesi akşamından kuzenler,halalar,enişteler,gelinler,damatlar ,torunlar cümbür cemaat annemlerde toplandık.Güzel bir mangal sefası yaptık.



Abimle eşim bahçede mangalı yaparken bizde içerde masayı hazırladık." Anneler Gününüz Kutlu Olsun" yazan küçük kartları kürdanlara geçirip masadaki tabakların ve minik kır çiçekleri olan saksılara yerleştirdik.

Salonu boylu boyunca kaplayan masada bütün aile hep birlikte yemek yedik,eğlendik,şarkılar söyledik.Benim Anneler Günü için hazırladığım eski resimlerimizin olduğu slayt gösterisini seyrettik.

Bizim için sonsuz çabalar harcayan ,bizi binbir emekle doğuran , büyüten , hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz sevgili annemin , en az annem kadar bana ve kardeşlerime emeği geçen babanemin ,sevgili halalarımın ve tüm annelerin Anneler Günü 'nü kutluyorum.


10 Mayıs 2008 Cumartesi

Balkon Bahçem

Kendime balkonumda neredeyse minik bir bahçe yaptım.Balkon bahçemde domateslerim,biberlerim,maydanozlarım,kişnişlerim,nanelerim,çileklerim ve çiçeklerim var.Her sabah uyandığımda ilk işim onlara bakmak oluyor.Hepsini tek tek uzun uzun inceliyorum,suluyorum, yapraklarını kontrol ediyorum.Meyve verecekleri günü sabırsızlıkla bekliyorum.

Ama ilk meyvesini yediğimiz annemin bana almış olduğu çilek fidesinden oldu.Kızaran ilk çileğimizi eşimle yemeye kıyamadık.Ama tadı çarşıdan pazardan aldığımız çileklerden çok farklıydı.
Çocukluğumda bahçeli bir evde büyüdüğüm halde bahçe işleriyle fazla ilgilenmemiştim.Daha ziyade dedem ilgilenirdi.Ve bizim bahçede birşeyler yapmamıza pek izin vermezdi.O nedenle ben bu merakımın biraz geç farkına varabildim sanıyorum.

8 Mayıs 2008 Perşembe

Patlıcan Sefası

Sağlıklı beslenme çabalarına başladığımdan beri yemekleri pişirme şekillerini elimden geldiği kadar değiştirmeye,eski mutfak alışkanlıklarımdan vazgeçmeye çalışıyorum.Özellikle kızartmayı mutfağımdan tamamen çıkardım,onun yerine haşlama veya ızgarayı tercih ediyorum.Bu nedenle de genel yapı itibariyle iç malzemesi karnıyarığı andıran yemeğimin ismini Patlıcan Sefası koydum.

Çok hafif ,lezzetli ve sağlıklı bir yemek oldu,denemenizi tavsiye ederim.

MALZEMELER

  • 1 kg. patlıcan
  • 250 gr. kıyma
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ
  • 2 adet orta boy soğan
  • 2 adet domates
  • 5-6 adet yeşil biber
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • kaşar peyniri
  • tuz,karabiber.

YAPILIŞI

  1. Patlıcanları yıkayıp uzun şeritler halinde kesin.
  2. Izgarada ( ben tost makinesinde yaptım.) veya yağsız tavada iki tarafını güzelce pişirin.
  3. Bir tavaya yağı koyun.Küp doğradığınız soğanları ekleyin.
  4. Soğanlar sararınca kıymayı ekleyerek kavurun.
  5. Biberleri halka şeklinde doğrayın,kıyma ve soğan karışımına ekleyerek 1-2 dk. kavurun.
  6. Küp küp doğradığınız domatesleri,tuzu ve karabiberi de ekleyip ,karıştırdıktan sonra ocağın altını kapatın.
  7. Bir fırın kabına ızgarada pişirmiş olduğunuz patlıcanları bir sıra dizin,üzerine hazırlamış olduğunuz harcı serin.Bir sıra patlıcan bir sıra harç olacak ve en üstte patlıcanlar olacak şekilde malzemeniz bitene kadar dizin.
  8. Patlıcanların üzerine şerit halinde kesmiş olduğunuz kaşar peynirlerini dizin.180 derece fırında 60 dk. pişirin.

5 Mayıs 2008 Pazartesi

Kıymalı Pide


Kıymalı pidenin hamurunun yapılışı daha önce tarifini verdiğim Ispanaklı Pide ile aynı,yalnızca iç malzemesi farklı.

İç Harcı için;

MALZEMELER
  • 250 gr. kıyma
  • 2 adet domates
  • 4-5 adet yeşil biber
  • 2 adet kuru soğan
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ
  • tuz,karabiber.

YAPILIŞI

  1. Tavaya yarım çay bardağı sıvı yağı koyun.
  2. Küp doğramış olduğunuz soğanları ilave edip sararana kadar kavurun.
  3. Kıymayı küçük parçalar halinde ilave edip soğanla birlikte kavurmaya devam edin.
  4. Biberleri halka halka doğrayıp soğan ve kıymaya ekleyin.
  5. Son olarak küp doğranmış domatesleri,tuzu ve karabiberi ekleyip 1-2 dk. karıştırdıktan sonra ocağın altını kapatın.
  6. Hazırlamış olduğunuz iç harcı biraz soğuduktan sonra mayalı hamurunuzun içine yerleştirerek tepsiye dizin.200 derece fırında 30-40 dk. kadar pişirin.
HOBİ SEPETİ & Örgüler - Yemek Tarifleri - Takılar - Gezi - Elişleri - Dekorasyon & HOBİ SEPETİ